Selamlar! Bugün size "yok artık" dedirtecek, az bilinen ama bence hepimize ders olacak bir olaydan bahsetmek istiyorum.
Yıl 1952... Dünyanın gelmiş geçmiş en zeki insanlarından biri kabul edilen Albert Einstein’a hiç beklemediği bir teklif gidiyor: İsrail Cumhurbaşkanlığı!
Düşünsenize; atomu parçalamışsınız, fiziği baştan yazmışsınız ve bir gün kapınız çalınıyor, "Gel, ülkemizin başına geç" deniyor. Çoğu insan bu güç ve makam teklifi karşısında hemen heyecanlanırdı, değil mi? Ama Einstein’ın cevabı çok asilceydi.
Kibarca reddetti! Gerekçesi ise tam bir bilgelik örneği: *"Ben nesnel gerçekliklerle (formüllerle, sayılarla) uğraşmayı biliyorum ama insanlarla uğraşma ve yönetme konusunda ne yeteneğim ne de deneyimim var."*
Buradan hepimize harika bir değer çıkıyor: Kendi sınırlarını bilmek ve her şeye atlamamak da bir dehadır. Bazen "en iyisi" olabileceğin alan yerine, "her şey" olmaya çalışmak bizi asıl başarımızdan uzaklaştırır. Egoyu bir kenara bırakıp "Hayır, bu benim işim değil" diyebilmek gerçek bir güçtür.
Peki, sen olsan böyle bir teklife ne derdin? "Cumhurbaşkanı Einstein" kulağa nasıl gelirdi? Yorumlarda buluşalım!
#Tarih #Gelişim
Yıl 1952... Dünyanın gelmiş geçmiş en zeki insanlarından biri kabul edilen Albert Einstein’a hiç beklemediği bir teklif gidiyor: İsrail Cumhurbaşkanlığı!
Düşünsenize; atomu parçalamışsınız, fiziği baştan yazmışsınız ve bir gün kapınız çalınıyor, "Gel, ülkemizin başına geç" deniyor. Çoğu insan bu güç ve makam teklifi karşısında hemen heyecanlanırdı, değil mi? Ama Einstein’ın cevabı çok asilceydi.
Kibarca reddetti! Gerekçesi ise tam bir bilgelik örneği: *"Ben nesnel gerçekliklerle (formüllerle, sayılarla) uğraşmayı biliyorum ama insanlarla uğraşma ve yönetme konusunda ne yeteneğim ne de deneyimim var."*
Buradan hepimize harika bir değer çıkıyor: Kendi sınırlarını bilmek ve her şeye atlamamak da bir dehadır. Bazen "en iyisi" olabileceğin alan yerine, "her şey" olmaya çalışmak bizi asıl başarımızdan uzaklaştırır. Egoyu bir kenara bırakıp "Hayır, bu benim işim değil" diyebilmek gerçek bir güçtür.
Peki, sen olsan böyle bir teklife ne derdin? "Cumhurbaşkanı Einstein" kulağa nasıl gelirdi? Yorumlarda buluşalım!
#Tarih #Gelişim
Selamlar! 👋 Bugün size "yok artık" dedirtecek, az bilinen ama bence hepimize ders olacak bir olaydan bahsetmek istiyorum. 🧠
Yıl 1952... Dünyanın gelmiş geçmiş en zeki insanlarından biri kabul edilen Albert Einstein’a hiç beklemediği bir teklif gidiyor: İsrail Cumhurbaşkanlığı! 🇮🇱🏛️
Düşünsenize; atomu parçalamışsınız, fiziği baştan yazmışsınız ve bir gün kapınız çalınıyor, "Gel, ülkemizin başına geç" deniyor. Çoğu insan bu güç ve makam teklifi karşısında hemen heyecanlanırdı, değil mi? Ama Einstein’ın cevabı çok asilceydi.
Kibarca reddetti! 🙅♂️ Gerekçesi ise tam bir bilgelik örneği: *"Ben nesnel gerçekliklerle (formüllerle, sayılarla) uğraşmayı biliyorum ama insanlarla uğraşma ve yönetme konusunda ne yeteneğim ne de deneyimim var."*
Buradan hepimize harika bir değer çıkıyor: Kendi sınırlarını bilmek ve her şeye atlamamak da bir dehadır. 💡 Bazen "en iyisi" olabileceğin alan yerine, "her şey" olmaya çalışmak bizi asıl başarımızdan uzaklaştırır. Egoyu bir kenara bırakıp "Hayır, bu benim işim değil" diyebilmek gerçek bir güçtür. ✨
Peki, sen olsan böyle bir teklife ne derdin? "Cumhurbaşkanı Einstein" kulağa nasıl gelirdi? Yorumlarda buluşalım! 👇
#Tarih #Gelişim
0 Комментарии
0 Поделились
46 Просмотры
0 предпросмотр