Upgrade to Pro

  • Selam arkadaşlar! Bugün size tarihin tozlu raflarından, okuyunca "Hadi canım, gerçekten mi?" diyeceğiniz aşırı sempatik bir olay anlatmaya geldim.

    Yıl 1866... Avusturya-Prusya Savaşı patlak vermiş. Küçük mü küçük Liechtenstein da müttefikine destek olmak için cepheye tam 80 kişilik (evet, sadece 80!) bir ordu gönderiyor.

    Askerler gidiyorlar ama şans bu ya, görev yaptıkları bölgede hiç savaş görmüyorlar. Dağlarda bekliyorlar, manzaranın tadını çıkarıyorlar, biraz da kafa dinliyorlar diyelim... Derken savaş bitiyor ve eve dönüş vakti geliyor.

    Peki sıkı durun: Giderken 80 kişi olan ordu, eve dönerken tam 81 kişi olarak geri dönüyor!

    Nasıl mı? Orada görevdeyken tanıştıkları bir İtalyan arkadaşları onlarla o kadar iyi kaynaşıyor, grubu o kadar çok seviyor ki; "Ben de sizinle geliyorum kankalar!" diyor ve onlarla birlikte Liechtenstein’a yerleşiyor. Tarihte savaşa gidip mevcudunu artırarak dönen tek ordu herhalde bunlardır.

    Hayat bazen beklemediğimiz yerlerden, en gergin anlarda bile karşımıza güzel dostluklar çıkarabiliyor. Tıpkı bu 80 askerin yanlarına aldıkları o İtalyan arkadaş gibi...

    Sizin de "hiç beklemediğim bir anda hayatıma girdi" dediğiniz dostlarınız var mı? Yorumlarda buluşalım!

    #Tarih #İlginçBilgiler
    Selam arkadaşlar! 👋 Bugün size tarihin tozlu raflarından, okuyunca "Hadi canım, gerçekten mi?" diyeceğiniz aşırı sempatik bir olay anlatmaya geldim. 📜✨ Yıl 1866... Avusturya-Prusya Savaşı patlak vermiş. Küçük mü küçük Liechtenstein da müttefikine destek olmak için cepheye tam 80 kişilik (evet, sadece 80!) bir ordu gönderiyor. 💂‍♂️ Askerler gidiyorlar ama şans bu ya, görev yaptıkları bölgede hiç savaş görmüyorlar. Dağlarda bekliyorlar, manzaranın tadını çıkarıyorlar, biraz da kafa dinliyorlar diyelim... Derken savaş bitiyor ve eve dönüş vakti geliyor. 🏔️ Peki sıkı durun: Giderken 80 kişi olan ordu, eve dönerken tam 81 kişi olarak geri dönüyor! 😂 Nasıl mı? Orada görevdeyken tanıştıkları bir İtalyan arkadaşları onlarla o kadar iyi kaynaşıyor, grubu o kadar çok seviyor ki; "Ben de sizinle geliyorum kankalar!" diyor ve onlarla birlikte Liechtenstein’a yerleşiyor. Tarihte savaşa gidip mevcudunu artırarak dönen tek ordu herhalde bunlardır. 📈🍕 Hayat bazen beklemediğimiz yerlerden, en gergin anlarda bile karşımıza güzel dostluklar çıkarabiliyor. Tıpkı bu 80 askerin yanlarına aldıkları o İtalyan arkadaş gibi... Sizin de "hiç beklemediğim bir anda hayatıma girdi" dediğiniz dostlarınız var mı? Yorumlarda buluşalım! 👇 #Tarih #İlginçBilgiler
    ·26 Views ·0 previzualizare
  • Çocukken "büyüyünce ne olacaksın?" diye sorduklarında "sürekli yorgun" demeyi akıl edememişim. Yanlış hedef seçmişiz. ☕️
    Çocukken "büyüyünce ne olacaksın?" diye sorduklarında "sürekli yorgun" demeyi akıl edememişim. Yanlış hedef seçmişiz. 😴☕️
    ·25 Views ·0 previzualizare
  • Bugün her şeyi halledecek o enerjik kişi olmaya karar verdim ama sonra oturup biraz düşündüm, vazgeçtim. ☕️
    Bugün her şeyi halledecek o enerjik kişi olmaya karar verdim ama sonra oturup biraz düşündüm, vazgeçtim. ☕️😴
    ·23 Views ·0 previzualizare
  • Mutfakta devrim yapıyoruz, hem de sadece 3 malzemeyle!

    Canın tatlı istiyor ama mutfakta saatlerce uğraşmaya, evi un eleğine çevirmeye hiç niyetin yok mu? İşte o "hayat kurtaran" tarif geldi! Hem sağlıklı, hem aşırı pratik, hem de vicdan azabı çektirmiyor.

    Malzemeler sadece şunlar:
    1. 2 adet olgunlaşmış muz (Hani o kabuğu kararmış, kimsenin yüzüne bakmadığı muzlar var ya, tam onlar! )
    2. 1.5 su bardağı yulaf ezmesi
    3. Bir avuç damla çikolata (Veya ceviz, fındık... Keyfin ne istiyorsa! )

    Yapılışı (Göz açıp kapayıncaya kadar):
    * Muzları bir kasede çatalla iyice ez, püre haline getir.
    * Üzerine yulafı ve çikolataları ekleyip karıştır.
    * Yağlı kağıt serili tepsiye kaşıkla küçük toplar halinde diz.
    * Önceden ısıtılmış 180 derece fırında 12-15 dakika pişir.

    Bitti gitti! ☕️ Kahvenin yanına eşlik edecek en samimi atıştırmalığın hazır. Denersen bana haber vermeyi unutma!

    #pratikyemektarifleri #sağlıklıatıştırmalık
    Mutfakta devrim yapıyoruz, hem de sadece 3 malzemeyle! 🍌🍪 Canın tatlı istiyor ama mutfakta saatlerce uğraşmaya, evi un eleğine çevirmeye hiç niyetin yok mu? İşte o "hayat kurtaran" tarif geldi! Hem sağlıklı, hem aşırı pratik, hem de vicdan azabı çektirmiyor. ✨ Malzemeler sadece şunlar: 1. 2 adet olgunlaşmış muz (Hani o kabuğu kararmış, kimsenin yüzüne bakmadığı muzlar var ya, tam onlar! 🍌) 2. 1.5 su bardağı yulaf ezmesi 🥣 3. Bir avuç damla çikolata (Veya ceviz, fındık... Keyfin ne istiyorsa! 🍫) Yapılışı (Göz açıp kapayıncaya kadar): * Muzları bir kasede çatalla iyice ez, püre haline getir. * Üzerine yulafı ve çikolataları ekleyip karıştır. * Yağlı kağıt serili tepsiye kaşıkla küçük toplar halinde diz. * Önceden ısıtılmış 180 derece fırında 12-15 dakika pişir. Bitti gitti! ☕️ Kahvenin yanına eşlik edecek en samimi atıştırmalığın hazır. Denersen bana haber vermeyi unutma! 👇 #pratikyemektarifleri #sağlıklıatıştırmalık
    ·55 Views ·0 previzualizare
  • Selam millet! Bugün size tarihin tozlu raflarından, okuyunca "yok artık, bu gerçek mi?" diyeceğiniz türden, hem komik hem de düşündürücü bir olay getirdim.

    Konumuz: Dünyayı dize getiren koca imparator Napolyon Bonapart.

    Adam Avrupa’nın yarısını fethetmiş, savaş meydanlarında devleşmiş ama gel görün ki en büyük yenilgilerinden birini kime karşı almış biliyor musunuz? Tavşanlara!

    Olay şöyle gelişiyor: Napolyon, 1807 yılında bir barış antlaşmasını kutlamak için devasa bir tavşan avı partisi düzenlemek istiyor. Yardımcısına talimat veriyor, o da sağ olsun abartıp tam 3.000 tane tavşan topluyor.

    Av günü geliyor, kafesler açılıyor. Beklenti ne? Tavşanların korkup kaçması, Napolyon ve ekibinin de arkalarından koşturması... Ama evdeki hesap çarşıya uymuyor! Tavşanlar kaçmak yerine bir anda ordu gibi saf tutup Napolyon’un üzerine doğru hücum etmeye başlıyor!

    Koca imparator neye uğradığını şaşırıyor. Tavşanlar bacaklarına tırmanıyor, ceketine asılıyor. Napolyon’un korumaları sopalarla müdahale etmeye çalışsa da nafile; 3 bin tavşan durdurulamaz bir güç gibi üzerlerine geliyor. Sonuç mu? Napolyon, çareyi arkasına bakmadan koşup altın işlemeli arabasına binerek kaçmakta buluyor.

    Peki neden böyle oldu?
    İşin sırrı şu: Yardımcısı tavşanları doğadan yakalamak yerine çiftlikten satın almış. Yani bu tavşanlar insan görünce korkmayı değil, "yemek vakti geldi!" diye üzerine koşmayı biliyorlarmış. Napolyon’u da ellerinde havuç tutan bir bakıcı sanmışlar.

    Kıssadan hisse: Hayatta bazen en büyük planlarınız, hiç beklemediğiniz küçük bir detay yüzünden (ya da bir grup aç tavşan yüzünden) altüst olabilir. Esnek kalmakta fayda var!

    Sizin duyduğunuz buna benzer "şaka gibi" dediğiniz başka bir tarihi olay var mı? Yorumlarda buluşalım!

    #Tarih #İlginçBilgiler
    Selam millet! 👋 Bugün size tarihin tozlu raflarından, okuyunca "yok artık, bu gerçek mi?" diyeceğiniz türden, hem komik hem de düşündürücü bir olay getirdim. 🧐 Konumuz: Dünyayı dize getiren koca imparator Napolyon Bonapart. 🇫🇷 Adam Avrupa’nın yarısını fethetmiş, savaş meydanlarında devleşmiş ama gel görün ki en büyük yenilgilerinden birini kime karşı almış biliyor musunuz? Tavşanlara! 🐰🐰🐰 Olay şöyle gelişiyor: Napolyon, 1807 yılında bir barış antlaşmasını kutlamak için devasa bir tavşan avı partisi düzenlemek istiyor. Yardımcısına talimat veriyor, o da sağ olsun abartıp tam 3.000 tane tavşan topluyor. Av günü geliyor, kafesler açılıyor. Beklenti ne? Tavşanların korkup kaçması, Napolyon ve ekibinin de arkalarından koşturması... Ama evdeki hesap çarşıya uymuyor! Tavşanlar kaçmak yerine bir anda ordu gibi saf tutup Napolyon’un üzerine doğru hücum etmeye başlıyor! 😂 Koca imparator neye uğradığını şaşırıyor. Tavşanlar bacaklarına tırmanıyor, ceketine asılıyor. Napolyon’un korumaları sopalarla müdahale etmeye çalışsa da nafile; 3 bin tavşan durdurulamaz bir güç gibi üzerlerine geliyor. Sonuç mu? Napolyon, çareyi arkasına bakmadan koşup altın işlemeli arabasına binerek kaçmakta buluyor. 🏃‍♂️💨 Peki neden böyle oldu? İşin sırrı şu: Yardımcısı tavşanları doğadan yakalamak yerine çiftlikten satın almış. Yani bu tavşanlar insan görünce korkmayı değil, "yemek vakti geldi!" diye üzerine koşmayı biliyorlarmış. Napolyon’u da ellerinde havuç tutan bir bakıcı sanmışlar. 🥕 Kıssadan hisse: Hayatta bazen en büyük planlarınız, hiç beklemediğiniz küçük bir detay yüzünden (ya da bir grup aç tavşan yüzünden) altüst olabilir. Esnek kalmakta fayda var! 😉 Sizin duyduğunuz buna benzer "şaka gibi" dediğiniz başka bir tarihi olay var mı? Yorumlarda buluşalım! 👇 #Tarih #İlginçBilgiler
    ·25 Views ·0 previzualizare
  • Selamlar herkese!

    Günün en basit ama hayat kalitenizi bir tık yukarı taşıyacak o minicik tüyoyu vermeye geldim: Yemekten hemen sonra sadece 10 dakika yürümek!

    Biliyorum, o son lokmayı yiyince koltuğa "ışınlanmak" çok cazip geliyor ama yapma. Sadece 10 dakika evin içinde veya kapının önünde turlamak; hem kan şekerini acayip güzel dengeliyor hem de o meşhur "yemek sonrası ağırlık çökmesi" olayını tarihe gömüyor. Sindirim sistemin sana resmen teşekkür edecek, söz veriyorum!

    Bugün akşam yemeğinden sonra bir dene, farkı kendin gör. Bakalım o ağırlık hissi nereye gidecek?

    #SağlıklıYaşam #Küçükİpuçları
    Selamlar herkese! 🌟 Günün en basit ama hayat kalitenizi bir tık yukarı taşıyacak o minicik tüyoyu vermeye geldim: Yemekten hemen sonra sadece 10 dakika yürümek! 🏃‍♂️💨 Biliyorum, o son lokmayı yiyince koltuğa "ışınlanmak" çok cazip geliyor ama yapma. 😅 Sadece 10 dakika evin içinde veya kapının önünde turlamak; hem kan şekerini acayip güzel dengeliyor hem de o meşhur "yemek sonrası ağırlık çökmesi" olayını tarihe gömüyor. Sindirim sistemin sana resmen teşekkür edecek, söz veriyorum! 🙌✨ Bugün akşam yemeğinden sonra bir dene, farkı kendin gör. Bakalım o ağırlık hissi nereye gidecek? 😉 #SağlıklıYaşam #Küçükİpuçları
    ·39 Views ·0 previzualizare
  • Selamlar! Biliyorum, o ağır yemekten sonra koltuk seni mıknatıs gibi çekiyor ama dur, sana altın değerinde bir tüyo vereceğim!

    Yemekten hemen sonra (evet, hemen!) sadece 10 dakika hafif tempoda yürümenin vücudunda yarattığı mucizeye inanamazsın.

    Neden mi?
    Kan şekerin aniden fırlamaz, dengede kalır.
    O meşhur "yemek sonrası ağırlığı" çökmez, enerjin yerinde kalır.
    Sindirimin bayram eder, şişkinlik hissi tarih olur.

    Öyle spor kıyafeti falan da gerekmez; evin içinde dolan, balkona çık ya da sokağın başına kadar git gel yeter. Bugün akşam yemeğinden sonra bir dene, farkı hissedince bana teşekkür edersin!

    #SağlıklıYaşam #KüçükAlışkanlıklar
    Selamlar! 👋 Biliyorum, o ağır yemekten sonra koltuk seni mıknatıs gibi çekiyor ama dur, sana altın değerinde bir tüyo vereceğim! 🏃‍♂️💨 Yemekten hemen sonra (evet, hemen!) sadece 10 dakika hafif tempoda yürümenin vücudunda yarattığı mucizeye inanamazsın. Neden mi? ✨ Kan şekerin aniden fırlamaz, dengede kalır. ✨ O meşhur "yemek sonrası ağırlığı" çökmez, enerjin yerinde kalır. ✨ Sindirimin bayram eder, şişkinlik hissi tarih olur. Öyle spor kıyafeti falan da gerekmez; evin içinde dolan, balkona çık ya da sokağın başına kadar git gel yeter. Bugün akşam yemeğinden sonra bir dene, farkı hissedince bana teşekkür edersin! 😉✨ #SağlıklıYaşam #KüçükAlışkanlıklar
    ·25 Views ·0 previzualizare
  • Gelecek planlarım ile banka hesabım arasındaki o derin uçurumda bugün de kahve içerek dengede durmaya çalışıyorum. ☕️
    Gelecek planlarım ile banka hesabım arasındaki o derin uçurumda bugün de kahve içerek dengede durmaya çalışıyorum. ☕️💸
    ·21 Views ·0 previzualizare
  • Güne "bu sefer her şeyi halledeceğim" diye başlayıp, öğleden sonra "neyse sağlık olsun" aşamasına geçiş hızım olimpiyat seviyesinde. ☕️
    Güne "bu sefer her şeyi halledeceğim" diye başlayıp, öğleden sonra "neyse sağlık olsun" aşamasına geçiş hızım olimpiyat seviyesinde. 🏃‍♂️💨☕️
    ·22 Views ·0 previzualizare
  • Yetişkinlik; sabah "bugün çok verimli olacağım" deyip, akşamı "neyse yarın hallederiz" diyerek kapatma sanatıdır. ☕️
    Yetişkinlik; sabah "bugün çok verimli olacağım" deyip, akşamı "neyse yarın hallederiz" diyerek kapatma sanatıdır. ☕️🔋
    ·23 Views ·0 previzualizare
G-5K69M5HTK2
İridaa https://iridaa.com